Kadiri Yolu

 

Namaza Giriş Bilgisi

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in namaz kılma şekli, dört mezhebin (Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli) üzerinde ittifak ettiği temel rükünler üzerine kuruludur. 

Dinin Direği: Namazın Hakikati, Hikmeti ve Hükümleri

Namaz (Salât), sözlükte "dua etmek, tazim etmek" anlamına gelir. Isıltıhta ise; başlangıcı tekbir, sonu selam olan, özel rükün ve şartlara sahip bir ibadettir.

1. Namazın Hakikati

Namazın hakikati, kulun Rabbi ile doğrudan mülakatıdır (Miras). Kulun acziyetini itiraf edip Allah’ın yüceliği karşısında eğilmesi (rükû) ve en alçak gönüllülük haliyle yere kapanmasıdır (secde). Namaz, sadece fiziksel hareketler değil, kalbin Allah ile huzur bulması ve O’nun huzurunda olduğunun bilincine varılmasıdır.

2. Namazın Farz Oluşu

Namaz, İslâm’ın beş temel şartından ikincisidir. Hicretten bir buçuk yıl önce Miraç Gecesi'nde farz kılınmıştır. Kur'an-ı Kerim'de seksenden fazla yerde namaz emredilmektedir. Namazın farz olduğu konusunda ümmet arasında İcma (görüş birliği) vardır.

3. Namazın Teşri Kılınmasının Hikmeti

Namazın yasalaşmasındaki (teşri) temel hikmet; insanın yaratılış gayesi olan "Allah'a kulluk" görevini günün belirli vakitlerinde tazelemektir. İnsan dünya meşgalesi içinde Allah'ı unutmaya meyillidir; namaz bu unutkanlığı gideren bir uyarıcıdır. Ayrıca kişiyi "fahşâ ve münkerden" (çirkin ve kötü işlerden) alıkoyan manevi bir kalkandır.


4. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Namaz Kılma Şekli

Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Ben namazı nasıl kılıyorsam, siz de öyle kılın." (Buhari). Mezhepler bu hadisin ve diğer rivayetlerin yorumunda küçük farklılıklar gösterseler de ana çerçeve birdir:

  • Hanefi: Niyet, iftitah tekbiri, kıyam (ayakta duruş), kıraat (Kur'an okuma), rükû, secde ve ka'de-i ahîre (son oturuş).

  • Maliki: Hanefilere yakındır ancak ellerin yanlara salınması (sedl) veya bağlanması (kabz) konusunda farklılıklar vardır (sedl meşhurdur).

  • Şafii: Niyetin kalp ile yapılması, iftitah tekbiriyle eş zamanlı olması ve Fatiha’da Besmele’nin sesli/sessiz okunması gibi rükünlere önem verir.

  • Hanbeli: Tertip ve tadil-i erkân (hareketleri yerli yerince yapma) çok kesin bir şekilde vurgulanır.

Dört Mezhebin İslam Fıkhında Hz. Resulun Namaz kılış şekli Bölümü alıntılanmıştır: 

Namaz hakkında geniş açıklamaya girmeden önce daimi bir hatırlama ve güzel
bir örnek olması için güvenilir hadisçilerin rivayet ettikleri şekilde, Hz. Peygamber
(a.s.)'in namaz kılma şeklini zikredelim.

Buhari, Ebu Davud ve Tirmizî'nin Muhammed b. Amr b. Ata'dan tahriç ettikleri bir hadis-i şerifte şöyle denilmektedir: "İçlerinde Ebu Katade'nin de bulunduğu on kişilik bir sahabe meclisinde Ebu Muhammed es-Saidi'den işittim. Ebu Humeyd şöyle demiştir: "Ben, Resûlullah (a.s.)'in namaz kılma şeklini en iyi bileninizim." Sahabe: "Neden? Allah'a yemin olsun ki, sen onunla bizden çok beraber bulunmadın, Hz. Peygamber (a.s.) ile beraber sohbetin bizden daha eski değildir?"dediler. O bunu doğruladı. Sahabe: "O hâlde anlat da görelim" dediler. Ebu Humeyd de şöyle dedi: "Resulullah (a.s.) namaza kalktığı zaman ellerini omuz hizasına kadar kaldırır tekbir alırdı. Sonra bütün kemikler normal duruma gelinceye kadar bekler, sonra okumaya başlardı. Sonra yine ellerini omuz hizasına kadar kaldırarak tekbir alır, sonra rükuya vararak avuçlarının içini dizlerinin üzerine koyardı. Sonra başını ne aşağıya, ne de yukarıya kaldırmaksızın düzgün bir şekilde dururdu. Daha sonra başını rükûdan kaldırarak: "Semiallahu limen hamideh"der, sonra mutedil bir vaziyette olarak ellerini omuz hizasına kadar kaldırır, sonra: "Allahu Ekber" derdi. Sonra yere inerek iki elinin arasını alnının sığacağı şekilde açar, sonra başını kaldırırdı. Sonra sol ayağını bükerek onun üzerine otururdu. Secdeye vardığı zaman iki ayağının parmaklarını büküp kibleye çevirerek secde eder, sonra: "Allahu Ekber" diyerek kalkar, yine sol ayağını büker ve onun üzerine otururdu. Bu hareketi yaparken bütün kemikler, azalar yerine oturur, sükun bulurdu. Sonra diğer rekatta da ayni şeyleri yapardı. İki rekattan sonra ilk namaza başlarken yaptığı gibi, iki ellerini omuz hizasına kadar kaldırarak tekbir getirir,
sonra namazın diğer rekâtlarında da ayni şeyleri yaparak namazını tamamlardı.

Kendisinden sonra selam vereceği secdeye gittiği zaman ayağını geri çeker ve teverrük şeklinde sol oturağı üzerine otururdu." Sahabe Ebu Humeyd'e: "Doğru
söyledin, Resulullah (a.s.) böyle namaz kılardı dediler."

Bir rivayete göre de şöyle demiştir: "Resulullah (a.s.)'in sahabelerinin bulunduğu bir mecliste idim. Hz. Peygamber (a.s.)'in namazından bahs edildi. Ebu Humeyd yukarıdaki hadisin bir kısmını zikr ettikten sonra şöyle dedi: "Hz. Peygamber (a.s.) ruküya varınca iki avucunu iki dizi üzerine koyar, parmaklarının arasını ayırır, iki rekat sonunda oturunca, sol ayağının iç kısmı üzerine oturur, sağ ayağını dikerdi. Dördüncü rekata gelince sol oturağını yere koyar, iki ayağını bir taraftan çıkarırdı."

Başka bir rivayette şöyle gelmiştir: "Hz. Peygamber (a.s.) secdeye gittiği zaman iki elini kolları ile birlikte yere yapıştırmaz tam olarak toplamazdı, parmaklarının ucunu kable tarafına döndürürdü."

Başka bir rivayette ise şöyle gelmiştir: "Hz. Peygamber (a.s.), sonra başını rüküdan kaldırır ve "Semiallahu limen hamideh, Allahumme rabbena lekelhamd" der, ve ellerini kaldırırdı."

Ebu Davud, Tirmizî ve Nesef'nin Rifaa' b. Râfi'den rivayet ettikleri hadise göre Hz. Peygamber (a.s.) bir bedeviye namazı çabuk nasıl kılacağını öğretmiştir. Hz. Peygamber (a.s.) ona şöyle buyurdu: "Bilinmelidir ki, insanlardan birinin namazı,
ancak şu şekilde tamam olur: Abdesti gereği gibi alır sonra tekbir getirip Allah Teala'ya hamd ederek sena okur, sonra da Kur'an'dan dilediği kadar ayet okur, sonra "Allahu ekber" deyip mafsalları mutmain olacak şekilde rükûya varır ve rükûdan kalkar. Sonra: "Semiallahu limen hamideh" deyip doğrulup, sonra "Allahu Ekber" diyerek secde eder ve secdede mafsalları mutmain olur, sonra tekbir getirmek için kalkar. Böyle yapınca namazı tamam olur." (İslam fıkıh Ansiklopedisi)


5. Namazın Faydaları

A. Dini Faydaları

  • Günahlara Kefarettir: Beş vakit namaz, iki namaz arasındaki küçük günahları siler.

  • Manevi Yakınlık: Kulun Allah’a en yakın olduğu an secde anıdır.

  • Sünnete Bağlılık: Her namaz, Peygamberimizin izinden gitme iradesini tazeler.

B. Ferdi (Bireysel) Faydaları

  • Disiplin: Hayatı planlamayı ve vakit yönetimini öğretir.

  • Ruhsal Huzur: Modern çağın stresi karşısında ruhu teskin eder.

  • Temizlik: Abdest sayesinde kişisel hijyeni zorunlu kılar.

  • Odaklanma: Huşû sayesinde zihni odaklama yeteneğini geliştirir.

C. İctimai (Toplumsal) Faydaları

  • Eşitlik: Camide zengin-fakir, amir-memur yan yana saf tutarak toplumsal tabakaları eritir.

  • Kardeşlik: Müslümanlar arasındaki bağı güçlendirir, yabancılaşmayı önler.

  • İntizam: Toplumun aynı hedefe, aynı vakitte yönelmesi kolektif bir disiplin oluşturur.


6. Namazı Terk Etmenin Hükmü (Dört Mezhebe Göre)

İslam hukukunda namazı terk etmek ikiye ayrılır: İnkâr ederek terk etmek (Küfürdür) ve tembellik/ihmal ile terk etmek.

MezhepTembellikten Dolayı Terk Etmenin HükmüUygulanan Müeyyide
HanefiBüyük günahtır, fâsıklık sayılır. Dinden çıkarmaz.Namaz kılana kadar hapsedilir ve tazir (öğüt/tedip) cezası verilir.
MalikiBüyük günahtır. İnkâr etmediği sürece dinden çıkmaz.Tevbeye davet edilir, kılmazsa "had" cezası olarak (İslam devletinde) müdahale edilir.
ŞafiiBüyük günahtır. İtikadı tam olduğu sürece Müslümandır.Tevbeye davet edilir, direnirse hakim kararıyla ağır müeyyideler uygulanır.
HanbeliMezhepteki kuvvetli bir görüşe göre (diğerlerinden farkı), namazı kasten tamamen terk etmek kişiyi dinden çıkarabilir (Tekfir).Tevbeye davet edilir, kılmazsa mürted muamelesi görebilir.

Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

Daha yeni Daha eski

Öne Çıkanlar