Kadiri Yolu

 

Kalbin Fıtrattan Sapması Ve Tezkiyesi

SIHHAT VE HASTALIK BASAMAKLARI: KALBİN FITRATTAN SAPMASI VE TEZKİYESİ

Buhârî ve Müslim’in rivayet ettiği sahih hadislerde bildirildiği üzere insan fıtrat üzere dünyaya gelir. Resûlullah ﷺ buyurur:

“Doğan her çocuk fıtrat üzere doğar. Sonra anne-babası onu Yahudi, Hristiyan veya Mecûsî yapar.”

İmam Ahmed’in rivayet ettiği bir başka hadiste ise şöyle buyurulur:

“Her doğan fıtrat üzere doğar. Konuşmaya başlayıncaya kadar fıtrat üzere kalır. Konuşmaya başladığında ya şükreder ya da küfreder.”

Bu fıtrat hâlinde kalb en saf durumda, ruh en yüce istidatla yaratılmıştır. Kalb hastalıklardan uzaktır; tevhid nuru ile aydınlıktır. Ruh Rabbini tanır, O’na kulluğunu itiraf eder. Sapma, gaflet ve hastalıklar sonradan meydana gelir.


Gafletin Başlangıcı ve Sebepler Âlemi

Gaflet, insanın sebepler âlemini mutlaklaştırmasıyla başlar. Çocuk anne sütüne tutunduğu andan itibaren yalnızca nimete değil, nimetin sahibini unutarak sebebe bağlanmaya başlar. Çevrenin inancı, ahlâkı, dili ve yaşayışı bu süreçte kalbe sirayet eder.

İslâm, insanı tekrar asıl fıtratına döndürmek için gelmiştir. Cenâb-ı Hak buyurur:

“O hâlde yüzünü, Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata çevir. Allah’ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur.” (Rûm, 30–32)


Tevhid Nuru ve Kalbin Sıhhati

Kalb, halis tevhid nuru ile aydınlandığında bütün eşyayı Allah’ın fiili olarak görür. Böyle bir kalb:

- Musibetlere sabırla katlanır,
- Teslimiyet ve rızaya ulaşır,
- Tevekkül, ihlâs ve huşû ile dolar,
- Nimetleri Allah’tan bilerek şükür hâline girer.

Bu hâller, Allah’ın isim, sıfat ve fiillerini marifetle tanımanın neticesidir. Tevhid nuru kalbi kapladığında şirk tamamen silinir; büyük-küçük bütün sapmalar zail olur.

Cenâb-ı Hak buyurur:

“Allah, sözlerin en güzelini indirmiştir; ondan Rablerine karşı derin saygı duyanların derileri ürperir, sonra kalbleri Allah’ın zikrine yumuşar.” (Zümer, 23)

Bu hâlden doğan yaşayışa takvâ denir. İşte bu, kâmil fıtratın tezahürüdür.


Hastalığın Kaynağı: Şirk ve Tevhid Zayıflığı

Tevhidde meydana gelen her eksiklik, az veya çok şirke yol açar.

- Büyük şirk, fıtrat nurunu tamamen söndürür.
- Küçük şirk (riya, menfaat için amel) kalbi zulmetle kaplar.

Sabır kaybolduğunda küfür; şükür zayıfladığında nankörlük belirir. Tevhid nuru zayıfladıkça şu hastalıklar ortaya çıkar:

- Kibir
- Kendini beğenme
- Riya
- Hased
- Gurur
- Dünya tutkusu

Hastalığın özü şirk, sıhhatin başlangıcı ise tevhiddir. Bu sebeple Cenâb-ı Hak:

“Müşrikler ancak bir necisliktir.” buyurmuştur.

Bu necaset maddî değil; aklı, kalbi, nefsi ve yaşayışı kuşatan manevî bir bozulmadır.


Kalb Hastalıkları ve Davranışlara Yansıması

Kalbde bulunan her hastalık, mutlaka bir davranış doğurur:

- Hased → zarar verme arzusu
- Kin → intikam
- Cimrilik → engelleme
- Şehvet → harama meyil
- Kibir → tahakküm

Dil afetleri (gıybet, iftira, alay), bedenin haram meyilleri ve kötü ahlâkın tamamı kalb ve nefsin hastalıklarının eseridir.


Nurların Kalbe Girmesine Engel Olan Perdeler

Kur’an buyurur:

“Bedeviler ‘iman ettik’ dediler. De ki: İman etmediniz; sadece teslim olduk deyin. Çünkü iman henüz kalblerinizin içine girmedi.” (Hucurât, 14)

Bazı kalblerde iman nuru girmeye yakındır, fakat perdeler engel olur.

İbn Atâullah el-İskenderî bu hakikati şöyle ifade eder:

“Şehvetlerle kuşatılmış bir kalb Allah’ın huzuruna nasıl girer?
Eşya suretleriyle dolu bir kalb nasıl nurlanır?”


Tedavi Yolu: Teşhis, İlim ve Mücahede

Bu noktada iki temel mesele vardır:

1. Hastalığın teşhisi
2. Nefse itaat etmemek için mücahede

Zikir, vird ve ibadet tek başına yeterli değildir. Bunların:

* Sahih ilimle
* Nefisle fiilî mücadele ile desteklenmesi gerekir.

Tasavvuf bu süreci:

- Tahliye (kötüden arınma),
- Tahliye (iyilikle donanma),
- Tezkiye (arınmanın kemale ermesi) olarak tarif eder.


Seyr-i İlallah’ın İki Rüknü

Seyr-i ilallahın iki ana rüknü vardır:

1. İlim
2. Zikir

Bu ikisinin meyvesi mücahededir.

İbn Atâ şöyle der:

“Nefsinden hoşnut olmayan bir cahille beraber olmak, nefsinden hoşnut bir âlimle beraber olmaktan hayırlıdır.”

Zira nefsinden razı olan âlimde hakiki ilim yoktur.


Sıhhatin Başlangıcı Tevhiddir

Sıhhatin hareket noktası “Lâ ilâhe illallah” kelimesidir. Kalb bu kelimeyle nurlandığında:

- İlim,

- Zikir,
- Amel birbirini tamamlar.

Cenâb-ı Hak buyurur:

“Eğer Allah’ın fazlı ve rahmeti olmasaydı hiçbiriniz temize çıkamazdı.” (Nûr, 21)

Resûlullah ﷺ şöyle dua ederdi:

“Allah’ım! Nefsimi takvâya erdir ve onu tezkiye et. Sen tezkiye edenlerin en hayırlısısın.” (Müslim)



Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

Daha yeni Daha eski

Öne Çıkanlar