Kadiri Yolu

 

Ahlaki Davranışın Oluşmasında Çevrenin Rolü

Ahlaki Davranışın Oluşmasında Çevrenin Rolü

İnsan davranışlarının şekillenmesinde, içsel bir olumsuz faktör olan İblis'in yanı sıra, toplumsal çevre de bireyin ahlaki gelişiminde olumlu ya da olumsuz roller üstlenen kritik bir unsurdur. Bu anlamda çevre şartları ile insan davranışları arasında belirleyici bir bağdan (veya kuvvetli bir neden-sonuç ilişkisinden) söz edilebilir. Kur'an-ı Kerim, ahlaki eylemlerde bireyin özgür iradesini merkeze alırken, aynı zamanda bu iradeyi etkileyen sosyo-kültürel çevrenin gücüne de özel bir vurgu yapar.

İnsanın manevi çevresini ıslah etme ve erdemli bir toplum inşa etme sorumluluğu, bireyin toplumsal etkilerden bağımsız düşünülemeyeceği gerçeğine dayanır. (Bu konuyla ilgili daha önce kaleme aldığımız "Seyr-i Sülûkta Çevre Baskısı" adlı yazımız da bu temeli desteklemektedir.) Şimdi, Kur'an'ın bu konudaki yaklaşımını ayetler ışığında inceleyelim:

1. İçsel ve Gizli Etken: Vesvese ve Şeytanın Yönlendirmesi

İnsanın iradesini zayıflatan ilk halka, görünmez ama sürekli olan psikolojik baskıdır.

- Nâs, 114/1-6:De ki: "İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların Hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım.” 

- A’râf, 7/200-202: “Şeytan seni dürtecek olursa Allah'a sığın, doğrusu O işitir ve bilir. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, şeytan tarafından bir vesveseye uğrayınca, Allah'ı anarlar ve hemen gerçeği görürler. Şeytanın kardeşleri onları azgınlığa sürüklerler ve bundan hiç geri durmazlar.” 
- Fâtır, 35/6: “Şeytan şüphesiz sizin düşmanınızdır; siz de onu düşman tutun; o, kendi taraftarlarını, çılgın alevli cehennem yaranı olmaya çağırır.” 
- Bakara, 2/268: Şeytan sizi fakirlikle korkutarak cimriliği ve hayasızlığı emreder; Allah ise kendisinden mağfiret ve bol nimet vadeder. Allah'ın lütfü boldur, O her şeyi bilir.” 
- Âl-i İmrân, 3/175: "İşte o şeytan ancak kendi dostlarını korkutur, inanmışsanız onlardan korkmayın, Benden korkun."

2. Dışsal Etken: Sosyal Çevre ve Arkadaş Grupları

Bireyin içinde bulunduğu meclisler ve beraber vakit geçirdiği kişiler, zamanla kişinin karakterini şekillendirir.

- En’âm, 6/68: "Ayetlerimizi çekişmeye dalanları görünce, başka bir bahse geçmelerine kadar onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra artık o zalimlerle beraber oturma."

- Nisâ, 4/140: "Allah'ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve alaya alındığını işittiğinizde, başka bir söze geçmedikçe onlarla bir arada oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz."
- Fussilet, 41/25: “Onların yanına bir takım yardakçılar koyarız da geçmişlerini geleceklerini onlara güzel gösterirler. Verilen söz, gerek cinlerden ve gerekse insanlardan, gelip geçmiş ümmetler içinde, onların aleyhine gerçekleşmiştir. Doğrusu onlar hüsranda idiler.” 
- Nûr, 24/21: “Ey İnananlar! Şeytana ayak uydurmayın. Kim şeytanın ardına takılırsa, bilsin ki, o, hayasızlığı ve fenalığı emreder. Allah'ın size lütuf ve merhameti bulunmasaydı, hiçbiriniz ebediyen temize çıkamazdı. Fakat Allah dilediğini temize çıkarır. Allah işitir ve bilir.” 

3. Otorite ve Toplumsal Baskı Karşısında Sorumluluk

Kur'an, "çevrem kötüydü" ya da "büyüklerimiz bizi saptırdı" mazeretini tam bir kurtuluş yolu olarak görmez.

- Ahzâb, 33/67-68: "Rabbimiz! Biz yöneticilerimize ve büyüklerimize itaat etmiştik, fakat onlar bizi yoldan saptırdılar. Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver..." derler.

- Nisâ, 4/97-99: “Kendilerine yazık edenlerin melekler canlarını aldıkları zaman onlara: "Ne yaptınız bakalım?" deyince, "Biz yeryüzünde zavallı kimselerdik" diyecekler, melekler de: "Allah'ın arzı geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!" cevabını verecekler. Onların varacakları yer cehennemdir. Orası ne kötü dönülecek yerdir! Çaresiz kalan, yol bulamayan zavallı erkek, kadın ve çocuklar müstesnadırlar. İşte Allah'ın bunları affetmesi umulur. Allah Affedendir, Bağışlayandır. ”

"Pasif Etkilenme"den "Aktif Seçim"e: Ayetler gösteriyor ki çevre, insanı bir kağıt gibi rüzgârda savurmaz; ancak insan o çevrede kalmayı tercih ederek kendi sonunu hazırlar. Nisâ 97'deki "Hicret etseydiniz ya!" vurgusu, fiziksel veya manevi bir mekan değişikliğinin (kötü arkadaşı terk etmek gibi) bireyin sorumluluğunda olduğunu hatırlatır.

Tezyin (Güzel Gösterme) Kavramı: Fussilet 25'te geçen "geçmişlerini ve geleceklerini onlara güzel gösterirler" ifadesi çok kritiktir. Çevre baskısı sadece zorla değil, yanlışı "modern", "havalı" ya da "mantıklı" göstererek (tezyin ederek) bireyi dönüştürür.

Psikolojik Korunma Kalkanı (Zikir): A’râf 201'de belirtildiği gibi, çevre veya şeytan ne kadar baskı kurarsa kursun, insanın "Allah'ı anarak" (farkındalık geliştirerek) bu kuşatmayı yarma gücü vardır.

Kur'an'ın bu yaklaşımı gösteriyor ki; çevre insanı tamamen esir almaz (mutlak manada belirli bir bağ yoktur), ancak insanı bir yöne doğru kuvvetle iter. İnsanın görevi, iradesini kullanarak bu itişe direnç göstermek veya kendisine daha iyi bir çevre (hicret) aramaktır.

Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

Daha yeni Daha eski

Öne Çıkanlar