Kadiri Yolu

İnsanın Davranış Özgürlüğü ve Sorumluluğu

 

Kur'an'a göre, insanoğlunun yeryüzündeki serüveninin nihai anlamı, onun denenmesidir. ahlaki anlamda denenme, zorunlu olarak Özgür iradeyi ve fiillerin seçiminde ve icrasında hürriyeti gerektirir. ahirette insanları sorumlu tutmanın, Dolayısıyla onlara mükafat olarak cenneti, ceza olarak Cehennemi vermenin temeli budur. İnsanın davranış özgürlüğü (irade) ve buna bağlı sorumluluğu Kur’ân’da çok açık ve dengeli biçimde ele alınır. Ne mutlak cebir ne de sınırsız özgürlük vardır; seçim insana aittir, sonuçtan sorumludur; yaratma ise Allah’a aittir. Aşağıda ayetleri başlıklar hâlinde, kısa açıklamalarla bakalım .


1. İnsanın Seçme Özgürlüğünü Gösteren Ayetler

🔹 “Dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin”

“De ki: Hak Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.”
(Kehf, 18/29)

“Senin Rabbin, yolundan sapanları çok iyi bilir; o doğru yolda olanları da çok iyi bilir.” (Kalem,68/7) 

“Allah Nuh'a buyurduğu şeyleri size de din olarak buyurmuştur. Sana vahyettik; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da buyurduk ki: "Dine bağlı kalın, onda ayrılığa düşmeyin." Ortak koşanları çağırdığın şey onların gözünde büyümektedir. Allah dilediğini kendine seçer, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir.” (Şura, 42/13)

“Rabbinin katından bir belgesi olan kimse, kötü işi kendisine güzel gösterilen kimseye benzer mi? Bunlar heveslerine uymuşlardır.” (Muhammed, 47/14)

“Şüphesiz ona yol gösterdik; buna kimi şükreder, kimi de nankörlük.” (İnsan, 76/3)

“Sizi yaratan O'dur; kiminiz inkarcı kiminiz mümindir. Allah yaptıklarınızı görendir.” (Tegabun, 64/2)

➡️ İrade insana verilmiştir; tercih zorla değildir.


🔹 “Yol gösterildi”

“Biz ona yolu gösterdik; ister şükredici olur ister nankör.” (İnsan, 76/3)

Doğrusu Biz, insanlar için Kitabı gerçekle sana indirdik; kim doğru yolda ise bu kendi lehinedir; sapıtan da kendi aleyhine sapıtmış olur. Sen onlara vekil değilsin.” (Zümer, 39/41)
“Yüzükoyun sürünen mi, yoksa doğru yolda düpedüz yürüyen mi daha doğru yoldadır?” (Mülk, 67/22)

➡️ Hidayet açıklanmış, yöneliş kulun tercihine bırakılmıştır.


🔹 “İnsan için ancak çalıştığı vardır”

“Hiçbir günahkâr başkasının yükünü yüklenmez. İnsan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur. Onun çabası elbette görülecektir. Sonra ona karşılığı eksiksiz verilecektir.” (Necm, 53/38-41)
“...Yalnız inanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır. Onlara kesintisiz ecir vardır.” (Tin, 95/6)

➡️ Davranış ve sonuç arasında bireysel sorumluluk vurgulanır. Tin suresi 6. ayet insanın özgürlüğünü garanti etmektedir.


2. Sorumluluğu Açıkça Bildiren Ayetler

🔹 “Herkes kazandığından sorumludur”

“Herkes kazandığına karşılık rehindir.” (Müddessir, 74/38)

“Allah, doğru yola gidenlerin hidayetini artırır. Sürekli kalan iyi işler, Rabbinin nezdinde hem mükâfat bakımından daha hayırlı, hem de âkıbetçe daha iyidir.”  (Meryem, 19/76)

“Kim yararlı iş işlerse kendinedir; kim kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Sonra Rabbinize döndürülürsünüz.” (Casiye, 45/15)

“Başınıza gelen herhangi bir musibet ellerinizle işlediklerinizden ötürüdür. O, yinede çoğunu affeder.” (Şura, 42/30)

“İnanan, soyları da inançta kendilerine uyan kimselere soylarını da katarız. Onların işlediklerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazancına bağlıdır.” (Tur, 52/21)

“Kim inkar ederse, inkarı kendi aleyhine olur. Yararlı iş işleyen kimseler, kendileri için rahat bir yer hazırlamış olurlar. Çünkü Allah inanıp yararlı iş işleyenlere lütfundan karşılık verecektir. Doğrusu O, inkarcıları sevmez.” (Rum, 30/44-45)

“Yoksa, kötülük işleyen kimseler, ölümlerinde ve diriliklerinde kendilerini, inanıp yararlı iş işleyen kimseler ile bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!” (Casiye, 45/21)

“İnanan kimse yoldan çıkmış kimseye benzer mi? Bunlar bir olamazlar.” (Secde, 32/18)

“Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Seni insanlara peygamber gönderdik, şahid olarak Allah yeter.” (Nisa, 4/79)

 ➡️ Kimse başkasının yükünü taşımaz.


🔹 “Bir başkası başkasının günahını yüklenmez”

“Hiçbir günahkâr, bir başkasının günahını yüklenmez.” (En‘âm, 6/164)

“(Elinde bulunandan) verenin, (Allah'a karşı) saygılı olanın ve en güzel sözü doğruya'nın işlerini kolaylaştırırız cimrilik eden, kendini yeterli Gören ve en güzel sözü yalanlayan Kimsenin de, güçlüklere uğramasını kolaylaştırırız.” (Leyl, 92/5-10)

“Nefse ve onu şekillendirene, sonra da ona iyilik ve kötülük yapma kabiliyeti verene andolsun ki, kendini arıtan kurtuluşa ermiş; kendini kötülüğe düşüren de ziyana uğramıştır.” ( Şems, 91/7-10)

Eğer inkar ederseniz bilin ki Allah sizden müstağnidir. Kullarının inkarından hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz sizden hoşnut olur. Hiçbir günahkar diğerinin günahını yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir; yaptıklarınızı o zaman size haber verir; çünkü O, kalplerde olanı bilir.” (Zümer, 39/7)

“Doğrusu Biz, sorumluluğu (emaneti) göklere, yere, dağlara sunmuşuzdur da onlar bunu yüklenmekten çekinmişler ve ondan korkup titremişlerdir; onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim ve çok cahildir. (kabulüne rağmen emanete hıyanet etmektedir). Böyle yaptı ki Allah, münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkekleri ve müşrik kadınları cezalandırsın, mümin erkeklerin ve mümin kadınların da tövbelerini kabul buyursun. Allah çok bağışlayıcı, ziyadesiyle esirgeyicidir.” (Ahzab, 33/72-73)

“Gönlü imanla dolu olduğu halde, zor altında olan kimse müstesna, inandıktan sonra Allah'ı inkar edip, gönlünü kafirliğe açanlara Allah katından bir gazap vardır; büyük azap da onlar içindir. Bu, dünya hayatını ahirete tercih etmelerinden ve Allah'ın da, inkarcı milleti doğru yola eriştirmemesinden ötürü böyledir. İşte Allah'ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimseler bunlardır. Gafiller de işte bunlardır. Ahirette zarara uğrayacakların bunlar olduğunda şüphe yoktur.” (Nahl, 16/106-109)

“Bu yüzden, işledikleri kötülüklere uğradılar ve alay ettikleri şey onları kuşattı.”(Nahl, 16/106-34)

➡️ Ferdî ahlâk ve bireysel hesap esası.”Kolaylaştırmak” ve “zorlaştırma” İnsanın hür iradesi ile tercih ettiği bir dizi olaydan sonra gelmektedir.Kolaylaştırmak ve zorlaştırmak her iki yönde seçilen eylemlere bağlı bir sonuçtur.


🔹 “Yaptıklarınızdan sorulacaksınız”

“Allah sizi yeminlerinizdeki boş sözlerden sorumlu tutmaz; fakat kalplerinizin kazandığından sorumlu tutar.” (Bakara, 2/225)

“İnsanoğlu kendisinin başıboş kula kıracağını mı sanır?” (Kıyamet, 75/ 36)

“Çünkü onun sağında ve solunda oturan iki Melek kaydetmektedir. Her ne söz söylese, yanında hazır bulunan bir gözcü vardır.” ( Kaf, 50/17-18)

“Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Âdem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) şâhit olduk, dediler.  Yahut «Daha önce babalarımız Allah'a ortak koştu, biz de onlardan sonra gelen bir nesildik (onların izinden gittik). Bâtıl işleyenlerin yüzünden bizi helâk edecek misin?» dememeniz için (böyle yaptık).”  (A’raf, 7/172-173.)

 “İnanıp da iyi işler yapanlara gelince -ki hiç kimseye gücünün üstünde bir vazife yüklemeyiz- işte onlar, cennet ehlidir. Orada onlar ebedî kalacaklar.” (A’raf, 7/42)

“Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Yükü (günahı) ağır gelen kimse onu taşımak için (başkasını) çağırsa, bu çağırdığı akrabası da olsa, onun yükünden bir şey yüklenmez. Sen ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namazı kılanları uyarabilirsin. Kim temizlenirse o, kendi menfaatine temizlenmiş olur. Dönüş Allah'adır. Körle gören, karanlıkla aydınlık, gölge ile sıcak bir olmaz. Dirilerle ölüler de bir olmaz. Şüphesiz Allah, dilediğine işittirir. Sen kabirlerdekilere işittiremezsin! ” (Fatır, 35/18-22)

 “De ki: "İşlediğimiz suçlardan siz sorumlu olmazsınız, sizin yaptıklarınızdan da biz sorumlu olmayız" (Sebe, 34/25)

“Bunun için, işledikleri kötülükler başlarına geldi. Bunlar içinde zulmedenlerin de kazandıkları kötülükler başlarına gelecektir. Bu hususta Allah'ı aciz bırakamazlar.” (Zümer, 39/51)

Körle gören, inanıp yararlı iş işleyenlerle kötülük yapan bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz?” (Mumin, 40/58)  

Ayetlerimizi inkar edenler Bize gizli değillerdir. Kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi işleyin, doğrusu O, yaptıklarınızı görendir.” (Fussilet, 41/40)

“İnsanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat çıkar; Allah da belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmını böylece kendilerine tattırır. De ki: "Yeryüzünde dolaşın da daha öncekilerden çoğu ortak koşan (müşrik) olanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın.” (Rum, 30/41-42)

“Başa gelen hiçbir musibet Allah'ın izni olmaksızın olamaz; Allah'a kim inanırsa onun gönlünü doğruya yöneltir. Allah herşeyi bilendir.” (Tegabun, 64/11)

“Eğer dilemiş olsaydı hepsini bir tek ümmet yapardı. Ama, O, rahmetine dilediğini kavuşturur. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı olmaz.”(Şura, 42/8)

 ➡️ Sorumluluk bilinçli iradeye bağlıdır.


3. İrade – İlâhî Takdir Dengesi

🔹 “İnsan için ancak dilediği vardır”

“Bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.”
(Müzzemmil, 73/19)

De ki: "Herkes yaratılışına göre davranır. Rabbiniz kimin en doğru yolda olduğunu bilir." (İsra, 17/84)
➡️ Yönelme insana, yolun yaratılması Allah’a aittir.


🔹 “Siz dilemedikçe dileyemezsiniz”

“Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.”
(Tekvîr, 81/29)
➡️ İnsan iradesi vardır ama Allah’ın iradesinden bağımsız değildir.


🔹 “Allah kimseye gücünün yetmediğini yüklemez”

“Allah kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükler; kazandığı iyilik lehine, ettiği kötülük de aleyhinedir. Rabbimiz! Eğer unutacak veya yanılacak olursak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz bizden öncekilere yüklediğin gibi, bize de ağır yük yükleme. Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmeyeceği şeyi taşıtma, bizi affet, bizi bağışla, bize acı. Sen Mevlamızsın, kafirlere karşı bize yardım et.” (Bakara, 2/286)

“Biz herkese ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Katımızda gerçeği söyleyen bir kitap vardır; onlar haksızlığa uğratılmazlar.” (Müminun, 23/62)


➡️ Sorumluluk, kudret ve imkânla sınırlıdır.


4. Davranış – Sonuç İlişkisi (Ahlâkî Sorumluluk)

🔹 “İyilik de kötülük de kişinin kendisindendir”

“Sana gelen iyilik Allah’tandır; sana gelen kötülük ise kendindendir.”
(Nisâ, 4/79)

“(Doğrusu) size Rabbiniz tarafından basiretler (idrak kabiliyeti) verilmiştir. Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de kör olursa zararı kendinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.” (En’am, 6/104)

“İyilik ve fenalık bir değildir. Ey inanan kişi: Sen, fenalığı en güzel şekilde sav; o zaman, seninle arasında düşmanlık bulunan kişinin yakın bir dost gibi olduğunu görürsün..” (Fussilet, 41/34)

“Kim yararlı iş işlerse kendi lehinedir; kim de kötülük işlerse kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara karşı zalim değildir.” (Fussilet, 41/46)

 ➡️ Yanlış tercihin sonucu kula nispet edilir.


🔹 “Bir toplum kendini değiştirmedikçe…”

“Bir kavim kendilerindeki durumu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.” (Ra‘d, 13/11)

“Bu, bir topluluk iyi gidişini değiştirmedikçe Allah'ın da verdiği nimeti değiştirmeyeceğinden ve Allah'ın işiten, bilen olmasındandır.” (Enfal, 8/53)

“Musa milletine: "Ey milletim! Beni niçin incitirsiniz? Oysa, benim size gönderilmiş Allah'ın bir peygamberi olduğumu biliyorsunuz" demişti. Ama onlar yoldan sapınca, Allah da onların kalplerini saptırmıştı. Allah, yoldan çıkan milleti doğru yola eriştirmez.” (Saf, 61/5)

“Allah'ın ayetlerine inanmayanları Allah doğru yola eriştirmez. Onlara can yakıcı azap vardır.” (Nahl, 16/104)

➡️ Toplumsal sorumluluk da bireysel iradeye bağlanır.


5. Özet (Kelâm ve Ahlâk Dengesi)

Kur’ân’a göre:

İnsan seçer (irade vardır)

İnsan yaptığından sorumludur

İnsan fiillerinin yaratıcısı değildir

İnsan zorlanmış bir varlık değildir

Seçim kuldan, yaratma Allah’tan; yükümlülük niyetten, hesap ameldendir.

Post a Comment

İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...

Daha yeni Daha eski

Öne Çıkanlar