Siyer-i Nebi (Peygamber Efendimizin hayatı) ve Ümmet Bilinci basamaklarını birleştiren, kalbi yumuşatan ve "ben"den "biz"e geçişi öğreten çok özel bir hatırayı ele alalım.
Şeytan (harâmî), bizi sadece kendi dertlerimizle meşgul ederek başkalarının acılarına karşı körleştirmek ister. Bugün o körlüğü bir Peygamber dokunuşuyla iyileştirelim.
"Benim Babam Olmanı İster Misin?"
Bir Ramazan Bayramı sabahıydı. Medine sokakları neşe içindeydi. Çocuklar yeni elbiseleriyle gülüp oynuyor, bayramın tadını çıkarıyorlardı. Peygamber Efendimiz (sav), bayram namazından dönerken yol kenarında tek başına oturan, eski elbiseler içinde hıçkıra hıçkıra ağlayan bir çocuk gördü.
Efendimiz (sav) çocuğun yanına şefkatle eğildi ve sordu:
— "Yavrucuğum, bu neşeli günde seni ağlatan nedir?"
Çocuk, karşısındakinin kim olduğunu bilmeden cevap verdi:
— "Babam, Resulullah ile birlikte katıldığı bir savaşta şehit düştü. Annem başkasıyla evlendi, malımızı başkaları yedi. Şimdi ne yiyecek yemeğim, ne giyecek elbisem, ne de sığınacak bir kapım var. Diğer çocukların babaları hayatta, onların sevinci benim acımı tazeledi..."
Rahmet Peygamberinin (sav) mübarek gözleri doldu. Çocuğun elinden tuttu ve sevgiyle şöyle dedi:
— "Peki yavrum; Muhammed’in baban, Âişe’nin annen, Fatıma’nın ablan, Hasan ve Hüseyin’in kardeşlerin olmasını istemez misin?"
Çocuk, karşısındakinin Efendimiz (sav) olduğunu anlayınca yüzünde bir güneş açtı: "Hiç istemez miyim ya Resulullah!" dedi. Efendimiz onu evine götürdü, yıkattı, yeni elbiseler giydirdi ve karnını doyurdu. Az sonra o çocuk, Medine sokaklarına en mutlu çocuk olarak geri döndü.
Kıssanın "Bilinç Programımıza" Mesajları
Bugünün Tefekkür Ödevi
Bugün kendimize şu soruyu soralım: "Etrafımda, mahallemde veya ailemde, bayramı veya neşeyi sessizce uzaktan izleyen kim var? Peygamberimizin o yetime (Beşir bin Akra (R.a.)) el uzattığı gibi, ben bugün kimin mahzun yüzünde bir tebessüme vesile olabilirim?"
Program Notu:
Bugünkü kıssa ile "Önderimiz Hz. Muhammed (sav)" ve "İslam Coğrafyasının Meseleleri" basamaklarını birbirine bağladık. Çünkü ümmetin dertlerini çözmenin anahtarı, Efendimiz'in o şefkatli bakış açısını kuşanmaktır.

Yorum Gönder
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...