Gönül Defterinden / Gece Yarısı
Tarih: Bilmem Ne?
Saat: Bilmem Kaç?
Yine baş başa kaldık Gönül Sızım... Kalemim titriyor ama susmuyor.
Bak hele Azizim; bu hengâmenin, bu bitmek bilmeyen koşuşturmanın içinde herkese yetişmeye çalışıp da sakın ha kendine geç kalma. Yazık edersin! Zira unuttuğun bir hakikat var: O kara vagonlardan müteşekkil ölüm treni, rayları inleten bir süratle hareket ediyor ve menziline doğru hızla akıp gidiyor. Durmuyor, beklemiyor, kimsenin hatırına yavaşlamıyor!
İnsanlar sanıyor ki savaş dışarıda, gürültülü meydanlarda... Yanılıyorlar! Asıl cenk; insanın kendi göğüs kafesinin altında başlayıp yine orada, o mühürlü kalbin eşiğinde nihayete erer. Bu öyle bir kavga ki, tek bir ödülü var: Kendi hakikatine çarpa çarpa uyanmak... Ama öyle modern "farkındalık" masallarıyla karıştırma bu işi; bu işin bedeli ağır, yükü çetindir. Yunus’un sesi yankılanıyor yine:
“İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir,
Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır?”
İçerideki bu büyük hesaplaşma, dışarıdaki o "stratejik" oyunlardan bin kat daha zordur. Çünkü Azizim; karşında bir ordu yok, karşında "sen" varsın! Bütün taraflar senin içine dürülmüş. Bu yüzden biz buna "Cihâd-ı Ekber" diyoruz. Kendi nefsine söz geçiremeyen, dünyaya ne söyleyebilir ki? Kendi içindeki yangını söndüremeyen, başkasının dumanına nasıl çare olsun? Ama sen ne zaman ki içini mamur etmeye, o harabeleri onarmaya başlarsın; işte o vakit dışarıya, şu fani dünyaya asıl faydan dokunur. Barış da, sevgi de, merhamet de ancak o zaman bir "maske" olmaktan çıkar, "hakikat" olur.
Ruhun dehlizlerinde hurafe ve kaygı üreten o karanlık fabrikalar yıkılmalı Azizim. Taklit zincirleri çatır çatır kırılmalı ki; geriye o bizzat tadılan, o sarsılmaz aynelyakîn marifet kalsın.
Evvela kendi gönül mülkümüzde kurmalıyız o muhteşem konakları. Solmayan gül bahçelerini önce kendi sessizliğimizde yeşertmeliyiz. Irmaklar önce bizim içimize çağlamalı, o serinlik önce bizim ruhumuza dolmalı. İmar içeriden başlar, dışarıya doğru taşar. Dışın inşası, ancak içteki o muazzam devrim bittiğinde başlar.
Bu iç savaş baştan sona muazzam bir destandır Gönül Sızım; çünkü o, toprağı yoğurup içine "insan" üfler. Hadi şimdi, herkes uyurken biz kendi içimizdeki o ırmakların sesine kulak verelim.
Vesselam.
|Furkan Zelyurt

Yorum Gönder
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...