HADİS VE SÜNNET KAVRAMLARI
(Hadis, Sünnet, Haber ve Eser Kavramları Üzerine)
İslam dininde Kur’ân-ı Kerîm’den sonra ikinci temel kaynak Hz. Peygamber’in söz, fiil ve takrîrleridir. Kur’an ilahî kelâm, sünnet ise onun hayattaki tezahürüdür. Kur’an ilke koyar; sünnet o ilkenin nasıl yaşanacağını gösterir. Bu sebeple vahyin doğru anlaşılması ve hayata tatbiki noktasında Hz. Peygamber’in örnekliği vazgeçilmezdir.
Hz. Peygamber hayatta iken Müslümanlar karşılaştıkları meseleleri doğrudan kendisine arz etmişlerdir. Kur’an’ın anlaşılması, hükümlerin uygulanması ve yeni ortaya çıkan sorunların çözümü onun rehberliğinde gerçekleşmiştir. Vefatından sonra ise onun söz, fiil ve onayları titizlikle nakledilmiş; araştırılmış; sahih olanı zayıf olandan ayırmak üzere özel bir ilim dalı teşekkül etmiştir: Hadis İlmi.
Her ilim kavramlar üzerine kurulur. Kavramları doğru anlamadan o ilmin derinliğine nüfuz etmek mümkün değildir. Hadis ilmi de başta “hadis” ve “sünnet” olmak üzere birçok temel kavram üzerine inşa edilmiştir. Bu kavramları doğru tanımak, hadis usûlünün anahtarını elde etmek demektir.
Hadis Nedir?
Hadis, Hz. Muhammed’e nispet edilen: Sözler (kavl), Fiiller (amel), Takrîrler (onaylar) şeklinde tarif edilir. Bazı âlimler bu tanıma Hz. Peygamber’in fizikî ve ahlakî sıfatlarını da eklemişlerdir.
1. Hz. Peygamber’in Sözleri
Onun dinî ya da dünyevî konularda ifade ettiği beyanlardır. İnanç, ibadet, ahlak, muamelat ve hatta günlük yaşama dair açıklamalar bu kapsama girer.
2. Hz. Peygamber’in Fiilleri
Onun bizzat yaptığı uygulamalardır. Namazın kılınış şekli, hac ibadetinin icrası gibi dinî fiiller yanında beşerî davranışları da bu başlık altında değerlendirilir.
3. Takrîr (Onay)
Hz. Peygamber’in huzurunda gerçekleşen bir söz veya davranışa itiraz etmeyip sükût etmesidir. Peygamberlik görevi gereği dine aykırı bir fiile müdahale etmesi beklenir. Müdahale etmemesi, o davranışın meşru olduğuna dolaylı bir işaret sayılmıştır. Bu sebeple takrîr de sünnet kapsamında değerlendirilmiştir.
Bazı âlimler hadis ilmini “Hz. Peygamber’in söz, fiil ve ahvali” şeklinde tanımlayarak onun hayatının tamamını bu çerçevede ele almışlardır. Bu bakımdan hadis, siyer ve şemail literatürünü de içine alabilecek genişliktedir.
Sünnet Nedir?
Sünnet kelimesi sözlükte “yol, yöntem, takip edilen çizgi” anlamına gelir. Terim olarak ise genellikle Hz. Peygamber’e nispet edilen söz, fiil ve takrîrlerin tamamını ifade eder.
Hadis âlimleri çoğunlukla hadis ve sünnet kavramlarını eş anlamlı kullanmışlardır. Ancak bazı âlimler: Hadisi sadece sözlü rivayetlere, Sünneti ise uygulamalara tahsis etmeyi tercih etmişlerdir.
Halk arasında sünnet denildiğinde çoğunlukla Hz. Peygamber’in fiilleri anlaşılır. Fakat ilmî çerçevede hadis ile sünnet arasında kesin ve katı bir ayrım yapmak güçtür.
Haber ve Eser Kavramları
Hadis literatüründe hadis ve sünnetle birlikte sıkça karşılaşılan iki kavram daha vardır: Haber ve Eser.
Haber
Haber kavramı üç farklı şekilde kullanılmıştır:
Hadis ile eş anlamlı olarak,
Hadis Peygamberden gelen, haber başkalarından gelen rivayetler olarak,
Haber hem Peygamber’den hem de başkalarından gelen rivayetleri kapsayan daha geniş bir terim olarak.
Günümüzde ise haber kelimesi genellikle tarihî ve dinî olmayan nakiller için kullanılmaktadır.
Eser
Eser kelimesi bazen hadisle eş anlamlı kullanılmıştır. Ancak zamanla daha çok sahabe ve tâbiûna ait söz ve fiiller için tercih edilmiştir. Bu sebeple eser, Hz. Peygamber’den sonraki ilk nesillerin rivayetlerini ifade eden bir kavram hâline gelmiştir.
Hadis ve Sünnetin Dindeki Yeri
İslam âlimleri, hadis ve sünnetin Kur’an’dan sonra dinin ikinci kaynağı olduğu konusunda icma etmişlerdir. Ancak bu kaynakla amel etme yöntemleri farklılık göstermiştir:
Hadisçiler, sahih kabul ettikleri her hadisin bilgi ve değer ifade ettiğini savunmuşlardır.
Fıkıh ekolleri, hadisleri hüküm çıkarma yöntemleri çerçevesinde değerlendirmişlerdir.
Kelam âlimleri, özellikle mütevatir hadisleri esas almayı tercih etmişlerdir.
Tasavvuf ekolleri, rivayetleri ahlaki ve manevi değer açısından ele almışlardır.
Bu yöntem farklılıklarına rağmen İslam düşünce geleneği hadis ve sünneti merkezin dışında bırakmamıştır.
Sonuç
Hadis usûlü, sadece rivayet nakletme ilmi değildir; aynı zamanda rivayetin sıhhatini araştırma, kavramları tespit etme ve sünnetin doğru anlaşılmasını sağlama disiplinidir. Bu ilmin temel kavramlarını bilmeden hadis literatürünü sağlıklı okumak mümkün değildir.
Hadis, sünnet, haber ve eser kavramları; İslam ilim geleneğinin inşa ettiği metodolojinin temel taşlarıdır. Bu kavramların doğru anlaşılması, sünnetin doğru yaşanmasının da anahtarıdır.

Yorum Gönder
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...