EL-MÜTEKEBBİR (جل جلاله)
Manası: Büyüklük, ululuk, yücelik ve azamet sahibi olan; her şeyde büyüklüğünü gösteren demektir. Yaratılmışların özelliklerinden bütünüyle uzaktır. Hakiki büyüklük ve kibir (hakiki övünç ve azamet) sadece O’na mahsustur. İnsan için kibir bir günahken, Allah için bir kemal sıfatıdır; çünkü O, haklı olarak yücedir.
1. Kur’an-ı Kerim’de el-Mütekebbir Tecellisi
Kur’an-ı Kerim’de bu isim, Allah’ın azametini ve O’nun kibriyasını bizzat ilan eder.
– "O; kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah’tır. el-Melik’tir, el-Kuddûs’tür, es-Selâm’dır, el-Mü’min’dir, el-Müheymin’dir, el-Azîz’dir, el-Cebbâr’dır, el-Mütekebbir’dir (yüce ve büyüktür)..." (Haşr Suresi, 23)
– "Göklerde ve yerde büyüklük (kibriyâ) O’na aittir. O, Azîz'dir, Hakîm'dir." (Câsiye Suresi, 37)
Bu ayet, büyüklüğün sadece Allah'a ait olduğunu, O'nun gücünün rastgele değil, tam bir bilgelik ve yerindelikle (Hakîm) olduğunu gösterir.
2. Hadis-i Şeriflerde el-Mütekebbir’in Azameti
Peygamber Efendimiz (sav), bu ismin özellikle Allah’ın kibriyasını vurgulayan yönünü şu şekilde tarif etmiştir:
– Kibriya Benim Ridâmdır: Allah Teâlâ bir Hadis-i Kudsî'de şöyle buyurmuştur: "Kibriyâ benim ridâmdır (elbise gibi beni bürüyendir), azamet ise benim izârımdır (beni saran şeydir). Kim bu iki şeyden birinde benimle çekişmeye (eş tutmaya) kalkışırsa, onu cehenneme atarım ve ona aldırmam." (Müslim, Ebû Dâvûd)
– Heybetli Kıyamet: "Kıyamet günü Allah yerleri bir avuç içine alır, gökleri de sağ eliyle dürer. Sonra şöyle buyurur: 'Melik (Gerçek Hükümdar) Benim! Nerede yeryüzünün kralları? Nerede o cebbarlar, nerede o mütekebbirler (kibirlenenler)?'" (Buhari, Müslim)
3. Büyüklerin Sözleri: "Nefsin Kibrini Kırmak"
Arifler, el-Mütekebbir ismini nefsin terbiyesi için bir ölçü olarak görmüşlerdir:
– İmam Gazali: "Hakiki büyüklük, Allah'a mahsustur. İnsan, kendi acziyetini ve noksanlığını bilerek nefsindeki kibri kırmalıdır. Kim kendi kibrine galip gelirse Allah ona kendi kibriyasından bir pay (manevi heybet) verir."
– Mevlana Celaleddin Rumi: "Sen, kendi kibrinle koca bir dağ gibi dursan da, el-Mütekebbir olan Allah'ın kibriyası karşısında eriyip yok olmalısın. O'nun 'ridâsı' olan kibriya, seni O'na götüren bir yolculukta kendi benliğini bırakmanı ister."
– Şeyh Edebali: "Allah, mütekebbiri (kibirleneni) devirir, mütevazı olanı yüceltir."
4. El-Mütekebbir Esmasının Ebced Değeri ve Zikri
– Ebced Değeri: 662
– Zikir Günü: Perşembe
– Zikir Saati: Jüpiter (Müşteri) (Sabah güneş doğarken ve ikindi sonrası.)
– Zikir Şekli: "Ya Mütekebbir"
Sırları ve Faziletleri:
1. Nefis Terbiyesi ve Kibrin Kırılması: Kendi nefsindeki kibri ve bencilliği yenmek isteyenler için bu ismin zikri çok etkilidir.
2. Maddi ve Manevi Heybet Gerekçesi: Bu ismi çokça zikredenlerin insanlar arasında heybet ve saygınlık kazanması umulur.
3. Haksızlıktan Korunma: Zulme uğrayan veya haksızlığa uğramaktan korkan biri her gün "Ya Mütekebbir" zikrine devam ederse, düşmanlarına karşı manevi bir kalkan kazanır.
Bir Düşünce Penceresi: "Kibir mi, Kibriya mı?"
İnsan genelde "kibir" kelimesini sadece yerme (zulüm) anlamında kullanır. Ancak el-Mütekebbir ismi bize şunu hatırlatır: Hakiki kibir (hakiki övünç ve azamet), sadece Allah’a aittir. Bir kul, Allah’ın senin üzerindeki haklarını korursan (iman edersen), Allah da senin dünyadaki ve ahiretteki haklarını korur (sana emniyet verir).
Dünyada krallık taslayan cebbarlar, el-Mütekebbir olanın huzurunda eriyip yok olmaya mahkumdur.

Yorum Gönder
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...