Gönül dostu, hoş geldin. Heybemizde bugün, kalpleri muma çeviren, nefs davasını kökünden kurutan büyük veli ve Basra’nın manevi güneşi Hasan-ı Basrî Hazretleri’nin (k.s.) o meşhur ve sarsıcı tevbe hikayesi var.
Hasan-ı Basrî’nin Bir Damla Gözyaşıyla Gelen Tevbe
Hasan-ı Basrî Hazretleri, bir gün Basra sokaklarında yürürken, çok süslü, debdebeli bir kervanın geçtiğini görür. Kervanın sahibi, ipekler içinde, kibirli bir gençtir. Çevresindeki herkes ona hürmet eder, o ise kimseye yüz vermez.
Hasan-ı Basrî, bu gencin yanına yaklaşır ve şöyle der:
"Ey genç! Şu senin sahip olduğun dünya malı, seni Allah’tan daha mı çok seviyor? Yoksa sen, o malı Allah’tan daha mı çok seviyorsun?"
Bu sarsıcı soru karşısında genç, bir an duraklar, yüzündeki kibir ifadesi gider. Sonra şöyle cevap verir: "Ben bu malı Allah’tan daha çok seviyorum. Çünkü Allah’ın emirlerini yerine getirmekte zorlanıyorum ama bu mal bana her istediğimi veriyor."
Hasan-ı Basrî, bu sözler karşısında çok üzülür ve şöyle devam eder: "Ey genç! Unutma ki, seni o çok sevdiğin malın değil, ancak Allah kurtarır. Bir damla gözyaşı, senin o koca dünya malından daha değerlidir."
Bu sözler, gencin kalbine bir ok gibi saplanır. Hemen Hasan-ı Basrî’nin elini öper ve şöyle der: "Ey imam! Ben bugüne kadar büyük bir gaflet içinde yaşamışım. Lütfen bana tevbe etmem için yardım et."
Hasan-ı Basrî, gence tevbe kapısını aralar ve şöyle der: "Bir damla gözyaşı, senin o koca günahlarını silmeye yeter. Yeter ki, o damla samimi ve pişmanlık dolu olsun."
Bu menkıbe, sizin sızlanan kalbinize, ümidin ve rahmetin nasıl bir anda akabileceğini gösteriyor. Bir damla gözyaşı, sizin o koca günahlarınızı silmeye yeter. Yeter ki, o damla samimi ve pişmanlık dolu olsun.

Yorum Gönder
İçinizde olan güzellik her zaman yazılarınıza ve dilinize aşkla dökülsün...