Kayıtlar

Et-Tevbe Sûresi 12-22. Ayetlerin Tefsiri

Resim
  Et-Tevbe Sûresi 12-22. Ayetlerin Tefsiri Tarih: 22. 04. 2025  ﷺ بِسْمِ ‬‮اللّٰهِ ‬‮الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يم وَاِنْ نَكَثُٓوا اَيْمَانَهُمْ مِنْ بَعْدِ عَهْدِهِمْ وَطَعَنُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ فَقَاتِلُٓوا اَئِمَّةَ الْكُفْرِۙ اِنَّهُمْ لَٓا اَيْمَانَ لَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَنْتَهُونَ ﴿١٢﴾ اَلَا تُقَاتِلُونَ قَوْمًا نَكَثُٓوا اَيْمَانَهُمْ وَهَمُّوا بِاِخْرَاجِ الرَّسُولِ وَهُمْ بَدَؤُ۫كُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍۜ اَتَخْشَوْنَهُمْۚ فَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشَوْهُ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ ﴿١٣﴾ قَاتِلُوهُمْ يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ بِاَيْد۪يكُمْ وَيُخْزِهِمْ وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِن۪ينَۙ ﴿١٤﴾ وَيُذْهِبْ غَيْظَ قُلُوبِهِمْۜ وَيَتُوبُ اللّٰهُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ ﴿١٥﴾ اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تُتْرَكُوا وَلَمَّا يَعْلَمِ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ جَاهَدُوا مِنْكُمْ وَلَمْ يَتَّخِذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلَا رَسُولِه۪ وَلَا الْمُؤْمِن۪ينَ وَل۪يجَةًۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ۟ ﴿١٦﴾ مَا كَانَ لِلْمُشْرِك۪ينَ اَنْ يَعْمُرُوا مَسَاجِدَ اللّٰهِ ...

Ten Kafesinden Uçma Vakti

Resim
  TEN KAFESİNDEN UÇMA VAKTİ  İnsan, hikâyesinin başlangıcını doğduğu gün sanır. Hâlbuki hakikat, çok daha öncesine uzanır. Sen daha yaratılmamışken, ne isim vardı ne cisim… Ama sen vardın; çünkü Allah seni seviyordu. Her şey bir sevgiyle başladı. Allah, seni sevdiği için seni yarattı. Henüz ana rahmine düşmeden evvel, ilâhî bir mektup olarak yazıldın. Ruhun, Rabbinin katında bir sır olarak nefes aldı. İşte o ilk hâlinde, sen maşuktun. Seven O’ydu. Sen sadece sevilendin. Hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey olmadan… Sırf O istedi diye vardın. Ana rahmine düştüğünde de bu sevgi değişmedi. Hatta şekil değiştirmeden sürdü. O karanlıkta, ne annenin eli değiyordu sana ne babanın bakışı. Ama büyüyordun, besleniyordun, korunuyordun. Nefes bile almadan, hiçbir şey istemeden… Çünkü seni seven, hâlâ aynı Zât’tı. Orası karanlık değildi, aşkın ilk durağıydı. Doğduğunda ise sevgi başka surette çıkageldi. Bu kez annenin gözlerinde, babanın kalbinde, çevrendeki herkesin dilinde sana yönelmişti. Se...

Vuslat-ı Mevt: Ölümün Sırlarına Seyrüsefer

Resim
VUSLAT-I MEVT: ÖLÜMÜN SIRLARINA SEYRÜSEFER  Bir Üstad ile Tâlib Arasında Ölüm Üzerine Mükâleme  Tâlib:  Üstadım, bana ölümden bahseder misiniz? Zira kalbimde, ne zaman ölüm kelimesi geçse, hem bir ürperti hem de garip bir huzur duyuyorum. Lâkin bu hakikate dair kalbimle kavrayamadığım pek çok şey var. Üstad : Ey tâlib-i hakikat… Bil ki ölüm, sadece bir son değildir. Ölüm, bir eşiğin adıdır. O eşiği geçenler ya vuslata erer ya da hasrette kalır. İnsan bu dünyada neye meylettiyse, oraya akacaktır. Gel, şimdi sana “ölümün vuslata giden yollarını” anlatayım. FİRKATİN İLK NEFESİ: TEN KAFESİNDEN AZADE OLUŞ  İnsan ölürken ne hisseder bilir misin evlâdım? Ten kafesinden bir kuş gibi sıyrılır ruh… Dünya, bir perde gibi arkada kalır. Ölüm anı, bir çöküş değil, bir doğuştur aslında. Ruh, mecbur olduğu uykudan uyanır da kendini hakikatin sabahında bulur. Geride kalanlar ağlarken, sen bir hafiflik hissedersin. Çünkü yıllarca üzerine giydiğin “benlik zırhı” soyulmuştur. Artık eşin...

Et-Tevbe Sûresi 1-11. Ayetlerin Tefsiri

Resim
  Et-Tevbe Sûresi 1-11. Ayetlerin Tefsiri Tarih: 15. 04. 2025  ﷺ بَرَٓاءَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ٓ اِلَى الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۜ ﴿١﴾ فَس۪يحُوا فِي الْاَرْضِ اَرْبَعَةَ اَشْهُرٍ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّٰهِۙ وَاَنَّ اللّٰهَ مُخْزِي الْكَافِر۪ينَ ﴿٢﴾ وَاَذَانٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ٓ اِلَى النَّاسِ يَوْمَ الْحَجِّ الْاَكْبَرِ اَنَّ اللّٰهَ بَر۪ٓيءٌ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ وَرَسُولُهُۜ فَاِنْ تُبْتُمْ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّٰهِۜ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ ﴿٣﴾ اِلَّا الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ ثُمَّ لَمْ يَنْقُصُوكُمْ شَيْـًٔا وَلَمْ يُظَاهِرُوا عَلَيْكُمْ اَحَدًا فَاَتِمُّٓوا اِلَيْهِمْ عَهْدَهُمْ اِلٰى مُدَّتِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ ﴿٤﴾ فَاِذَا انْسَلَخَ الْاَشْهُرُ الْحُرُمُ فَاقْتُلُوا الْمُشْرِك۪ينَ حَيْثُ وَجَدْتُمُوهُمْ وَخُذُوهُمْ وَاحْصُرُوهُمْ وَاقْعُدُوا لَهُمْ كُلَّ مَرْصَدٍۚ فَاِنْ تَابُوا وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ...